Resuloğlu Eski Tunç Çağı Mezarlığı 2007 Yılı Çalışmaları
Resuloğlu Eski Tunç Çağı Mezarlığı'ndaki sistemli araştırma ve kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin katkılarıyla beş dönemdir aralıksız sürdürülmektedir. Hititler daha Anadolu'ya gelmeden hemen önce, bölge sakinlerinin yaşam tarzlarına ve onların ölümden sonraki inanışlarına ait yeni veriler sunan Resuloğlu'ndaki arkeolojik kazılar, Doç.Dr.Tayfun Yıldırım'm bilimsel sorumluluğunda, Çorum Müze Müdür Vekili Dr.Önder, Banu Çilingir, Hatice İpek, Metin Çakar, Prof.Dr.İzzet Duyar ve Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı öğrencilerinin katılımıyla, 23 işçi ile birlikte 7.08.2007-21.09.2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.
M.Ö.III.Binin ikinci yarısına tarihlenen mezarlık alanında açığa çıkarılan küp ve taş sandık tipinde mezarların sayısı 2007 çalışmalarında 201 'e yükselmiştir. Daha önce de belirtildiği üzere Resuloğlu Erken Tunç Çağı Yerleşimi ve mezarlık alanı, Çorum İli, Uğurludağ İlçesi sınırlarında, Resuloğlu (Kaleboynu) Köyü'nün 1300 m. kuzeybatısında, Delice Çayı'nın Kızdırmağa karıştığı Kula ve güneyindeki Hilalli Köyü arasında, Sungurlu İlçe merkezine 50, Uğurludağ İlçe merkezine 28 km. mesafededir. Mezarlık alanı, Kaleboynu, ya da diğer adıyla Kaletepe olarak bilinen Prehistorik ve Klasik Çağ yerleşiminin kuşuçumu 900m. kuzeybatısmdadır. Delice Irmağı'nın bulunduğu vadiye doğru alçalan bir sırtta yeralan mezarlık alanı, güneydoğu, kuzey ve kuzeybatısında bulunan ve yüzey bulgularına göre aynı döneme, Eski Tunç Çağı'na ait yerleşimlerle çevrelenmiştir. Resuloğlu Mezarlığı, Orta Anadolu'nun kuzeyinde sistemli kazılarla araştırılabilen az sayıdaki Eski Tunç Çağı mezarlıklardan biridir.
2007 yılı mevsiminde, bir önceki sezonun bulgularına göre, mezarların yoğun olduğu B açmasının batı, kuzeybatı ve güneybatı yönüne doğru genişlediği anlaşılan alanların araştırılması hedeflenmiş ve B açmasının sözü edilen kesimlerinde 5X5 metrelik altı ayrı açmada ( AA 26-29 ve A 29-30 plankareleri) çalışılmıştır. Ayrıca, Güneydoğu Höyüğüne bakan doğu kesiminde 5X9 m.lik bir alanda yapılan kazı ve temizlik çalışmalarında, eski yıllarda kaçak kazılar sonucu tahrip edildiği anlaşılan mezarlara rastlanmıştır.
Doğu yamacına bakan kesimde yer alan mezarların çoğunluğu, taş sandık tipinde mezarlardır. Ne yazık ki yamaca yakın bu mezarların tamamı soyularak tahrip edilmiştir. Özellikle 2003 ve 2004 yıllarında açığa çıkarılan taş sandık tipindeki mezarlar, B açmasının doğu ve güneydoğusunda yaygınlaşmaktadır. Bize göre, Resuloğlu halkının varlıklı kesimi, daha itinalı yapılmış taş sandık mezarlara ve höyüğe yakın bir alana ( B açmasının doğu kesimine) gömülmüştür. Ne yazık ki bir bölümü günümüzde yağmalanmış olan sandık mezarlarda bir kaç metal taklidi kap parçası ve az sayıda süs eşyası dışında ölü hediyesi ele geçmemiştir. Doğu yamacındaki sondajlar, Sandık tipindeki mezarların hemen yanma yerleştirilen çoğu mezarın, çocuklara ve yetişkinlere ait küp mezar tipinde olduğunu göstermiştir. Küplerin seviyeleri ile sandık mezarların seviyeleri arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Orta boylu küplerin bir kısmının ağzı tek bir parça yassı taşla kapatılmış ve kenarları irili ufaklı taşlarla desteklenmiştir. Bu alandaki daha iri küplerin ağız ve yan kenarlarının ince uzun sal taşlarıyla (yarım taş sandık şeklinde) kapatıldıktan sonra, ağız kısmını kapatan kapak taşının ön kısmının düzensiz taşlarla desteklendiği görülmektedir. Bu tip mezarların düzenleniş şekli, yakın çevrede Çankırı / Balıbağ'daki mezarlara benzerlik göstermektedir. Doğu yamacındaki mezarların çoğu soyulmuş olmakla birlikte, mezar soyguncuların gözünden kaçan , pişmiş toprak kap kaçak, madeni iğneler ve süs eşyaları vb. eserler bize mezar sahiplerinin şahsi eşyaları hakkında bir fikir verebilmektedir.
B açmasının batı, kuzeybatı ve güneybatısında açığa çıkarılan mezarların çoğu kuzeydoğu-güneybatı ya da doğu- batı istikametindeki küp mezarlardır. Çok az örnek kuzey-güney aksına yerleştirilmiştir. Daha önceki yıllarda olduğu gibi küplerin ağızları yassı taşlarla ya da çömleklerle kapatılmıştır. Bazı mezarların ağzı açıktır. Ağızları kapatılmamış mezarların kapak taşları, daha sonraki gömülerde tekrar kullanılmak üzere yerlerinden sökülmüş olmalıdır. Mezarlar arasındaki mesafe fazla değildir. Zaman zaman aynı mezar içersinde üst üste gömülere de rastlanmıştır. İki ayrı iskeletin ele geçtiği bu gömü tarzı, aynı aileye mensup bireylerin öteki dünyada da birlikte olma düşüncesiyle açıklanabilir. 2007 yılma ait iki ayrı küp mezar içersinde birden fazla iskelete rastlanmıştır. Yetişkinlere ait mezar küplerinin boyları 60 ile 130 cm arasında değişmektedir. Bu yıl açığa çıkarılan mezar küplerinin çoğu kaba hamurlu ve az pişmiştir. Çoğunlukla kırmızı ve kahverengi hamurlu mezar küpleri elde şekillendirilmiştir. Az sayıdaki mezar küpünün pişirilmeden bırakıldığı gözlenmiştir. Mezar küplerinin omuzlarında genellikle karşılıklı olarak yerleştirilmiş düğme ya da silindirik kabartma biçimli bezeme mevcuttur. Bölgede omuzları bu tarzda süslenmiş mezar küplerinin sayısı oldukça azdır. Küplerin ağızları çoğunlukla yassı taşlarla kapatılmakla birlikte, ağızları iri çömleklerle kapatılan küplerin sayısında artış vardır. Mezarlardan birinin ağzını kapatan siyah astarlı ve geometrik bezemeli bir çömleğin ağız kenarlarının özel olarak kırıldığı ve kabın kapak olarak küpün ağzına yerleştirildiği gözlenmiştir. Son derece parlak perdahlı, siyah astarlı ve geometrik bezemeli çömleklerin, M.Ö.III.Bin'in sonlarında Orta Anadolu'nun kuzey kesiminde özellikle mezar hediyesi olarak kullanılmış bir kap türü olduğu anlaşılmaktadır. Bebek ve çocuklara ait çömlek mezar tiplerine bu yıl yenileri eklenmiştir. Kırmızı astarlı ve son derece geniş karınlı mezar çömlekleri, Çorum bölgesinde bol miktarda kullanılan çömlek tipinin (paralelleri Alaca Höyük mezarlarında da mevcuttur) en iri örneklerini oluşturmaktadır.
Mezarlara bırakılan bireylere ait iskeletlerin hepsi hoker pozisyondadır. Ayaklar genelde sola doğru yatırılmakla birlikte bîr iki mezarda, sırt üstü bırakılan iskeletin ayaklarının, doğruca karma doğru çekildiği gözlenmiştir. Kollar çoğunlukla bükülmüş ve eller çene hizasında bırakılmıştır. İskeletlerin başları küplerin hem dibine, hem de ağzına bakmaktadır. Yüzler, sola ya da güneye dönüktür. Küplerin boylarının yetmediği durumda iskeletin başının ya da ayaklarının dışarı doğru uzatıldığı ve üzerinin ikinci bir çömlekle kapatıldığı görülmektedir.
Önceki yıllarda, B açmasının kuzeydoğusunda, mezarlık alanının hemen yanında Eski Tunç Çağı'nm ikinci yarısına tarihlenen iki evreli bir yerleşim tespit etmiş ve bazı mezarların bu yerleşimin içersinde kaldığını ve mezarların üzerini ya da ağızlarını örten taşların bu mimarlık kalıntılarından sökülerek kullanıldığını belirtmiştik. Bu yıl da, açmanın kuzey bölümünde çok az bir kısmı korunmuş, tam bir plan vermeyen mimarlık kalıntılarına rastladık. Ele geçen seramiğe göre M.Ö.III.Binin sonlarına ait olduğu anlaşılan mimarlık kalıntılarının bir kısmı, en geç evrenin (Eski Tunç Çağı) mezarları tarafından tahrip edilmiştir. Sonuçta B açmasının kuzey ve kuzeybatı bölümünde, Eski Tuncun ikinci yarısında kullanılan yapıların bir süre sonra terkedildiği ve alanın, özellikle dönemin son evresinde mezarlık olarak tekrar kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bize göre geç evreye ait mezarların sahipleri, Güneydoğu höyüğünde yaşamış ve bu alanı mezarlık olarak kullanmış olmalıdır. Şüphesiz bu konudaki en sağlıklı verilere, Güneydoğu höyüğünde yapılacak sondajlarla ulaşmak mümkündür.
Daha önceki yıllarda gerek taş sandık gerekse küp mezarların yanma az sayıda sığır kemiğinin bırakıldığını ifade etmiştik. Bu yıl küp mezarların üzerine ya da yanma bırakılmış sağlam sığır başları ve ön ayaklara ait kemikler, Alaca Höyük prens ve prenses mezarlarında karşımıza çıkan bir adetin ,halk mezarlarında da yaygın bir şekilde uygulandığını göstermektedir. Bilindiği gibi, kurban töreni ve ölü yemeğini belgelendiren bu adette, sığırların baş ve ayakları kesildikten sonra pişirilmeden ölüye sunuluyor, geri kalan kısımlar ise ölü yemeğinde kullanılıyordu. Böylelikle, hem ölü hem de geride kalanlar ölü yemeğine iştirak ettirilmiş oluyordu. Bazı mezarlardaki sığır kemiklerinin diziliş şekilleri de, Alaca Höyük'tekilerin tam paralelidir.
2007 kazı mevsiminde, Resuloğlu bireylerinin öteki dünya inançlarını yansıtan pişmiş toprak, taş ve madenden yapılmış ölü hediyelerinin sayısı artmıştır. Pişmiş toprak kap kaçak, Kızılırmak ile Yeşilırmak arasındaki sahada, Eski Tuncun son evresinde kullanılan örneklerden farksızdır. Teknik ve form açısından özellikle Alaca Höyük, Kalmkaya, Eskiyapar ve Tokat / Horoztepe seramiği ile tam paralellik söz konusudur. El yapımı seramiğin bir bölümü, küplerin hemen yanma, çoğunlukla ağız kenarlarına yakın bir yere, bir kısmı da mezarların içine bırakılmıştır.
Resuloğlu mezarlarına bırakılan madeni süs eşyalarının başında bronz iğneler gelmektedir. İğnelerin bir kısmı mahsus surette bükülmüş, bir kısmı ise oldukları gibi mezarlara bırakılmıştır. Tam bir kural olmamakla birlikte, bükülmüş iğneler çoğunlukla göğüs hizasında ve çene altlarında, sağlam örnekler ise kol ya da bacak kemikleri üzerinde ele geçmektedir.
Resuloğlu mezarlarının en fazla dikkat çeken ölü hediyelerini, çoğunlukla kadınlara ve çocuklara ait çeşitli tipte takılar oluşturmaktadır. Takılar, yarı kıymetli taşlar, deniz kabukları, frit, renkli taş ve madeni örneklerle temsil edilmektedir. 2007 yılında ele geçen takılar içersinde çeşitli tipte (halka, helezon, damga mühür vb.) küpelerin sayısı artmıştır. Damga mühür formlu küpeler, taş üzerine altın kaplama, gümüş ya da altın örneklerle temsil edilmektedir. İskeletlerin başlarının iki yanında ele geçen Resuloğlu küpelerinin bir bölümü, Alaca Höyük mezarlarında açığa çıkarılan ve düğme olarak tanımlanmış örneklerin tam paralelidir.
Mezarlara bırakılan süs eşyaları içersinde kolyeler, her yıl olduğu gibi bu yıl da özgün örneklerle temsil edilmektedir. Sade tasarımlı frit, siyah-beyaz-kahverengi taş ya da bronz boncukların yanında, kurs biçimli bronz pandantifler Resuloğlu mezarlarında hayli yaygındır. Çeşitli formlarda akik pandantifler kullanılan kolyelerden bu yılda seçkin örnekler ele geçmiştir. Kimi örneklerde, akiklerin arasına deniz kabuğu, uzonit ve bronzdan kolye taneleri yerleştirilip daha canlı bir tasarım elde edilmiştir. Resuloğlu sakinlerince bol miktarda işlenen akiğin kaynağı Ankara / Çubuk'ta aranmalıdır. Bu senenin kolyeleri arasında tamamen gümüşten yapılmış, Alaca Höyük mezarlarına bırakılan kolyelerin tam paraleldi örneklere rastlanmıştır. Bir çocuk mezarına bırakılan gümüş boyunluk, bölgenin kuyumculuk sanatı için bir yeniliktir. Çoğu mezarda ayak bilekleri üzerinde yerinde korunmuş masif bronz halhalların sayısı artmıştır. Aynı şekilde bronz bileziklerin sayısında da artış olmuştur.
2007 sezonunda ele geçen ölü hediyeleri arasında az sayıda madeni silaha rastlanmıştır. Silahlar, bronz hançer, balta ve yassı baltalardan oluşmaktadır. Bir küp mezara bırakılan yarısı kırık bir sap delikli bronz balta, bize Eskiyapar'da ele geçen çekiç balta tipini hatırlatmaktadır. Bu yıl bir küp mezarm hemen yanma bırakılan renkli taştan yapılmış bir tanrıça idolüne, Anadolu'da ilk kez rastlanmaktadır.
Sonuç olarak, Resuloğlu mezarlığındaki son çalışmalar, M.Ö.III.Binin sonlarında, bölgede teknik ve sanat seviyesi yüksek bir toplumun öbür dünya inançları ve adetleriyle ilgili yeni bulguların artacağını göstermektedir.
***
Çorum İli, Uğurludağ İlçesi, Resuloğlu Köyü sınırları içinde yeralan Resuloğlu mezarlık kazısı, Doç.Dr.Tayfun Yıldırım'ın bilimsel danışmanlığında , Çorum Müze Müdürü İsmet Ediz'le birlikte, Dr.Önder İpek, Banu Çilingir, Prehistoryen Ahmet Ertekin ve Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Önasya Arkeolojisi Anabili Dalı öğrencilerinin katılımıyla, 16.08.2006-05.10.2006 tarihleri arasında sürdürülmüştür. 2006 yılı mevsiminde, bir önceki sezonun bulgularına göre, B açmasının batı, kuzeybatı ve güneybatı yönüne doğru genişlediği anlaşılan mezarlık alanının araştırılması hedeflenmiş ve B açmasının sözü edilen kesimlerinde 5x5 m.lik dört, ayrıca en güneybatı kesiminde 2x5 m.lik olmak üzere toplam 110 metrekarelik bîr alanda çalışılmıştır.
B Açmasının batısındaki çalışmalar;
Geçen yılki bulgulara göre mezarların daha yoğun olduğu anlaşılan batı kesiminde 5x5m.lik iki ayrı açma açılmıştır. Geçen yıl kazılan alanın devamındaki ilk açmada biri daha önceki yıllara ( M 72), diğerleri bu yıla ait olmak üzere toplam 14 mezar açığa çıkarılmıştır.
119 no'Iu mezar; Doğu-batı aksında. Günümüzde soyulmuş. Etrafında herhangi bir küp kırığına rastlanmadı. İskeletin güneyinde bir kapak taşı mevcut. İskeletin baş kısmı batıya, yüzü güneye çevrik. İskeletin belden yukarısına ait kemikler ( alt çene, alın, üst çene, başın yan kesimi, üç parmak kemiği, az sayıda omurilik ve kaburga, üst kol kemiği, her iki kola ait dirsek kemiği ile döner kemik) kısmen korunmuştur. Bir yetişkine ait olduğu anlaşılan iskeletin, kolların pozisyonuna göre hoker tarzda gömüldüğü anlaşılmaktadır. Ölü hediyesine rastlanmamıştır.
120 no'lu mezar; Küp mezar. Kuzey-güney istikametinde. 47.5 cm. yüksekliğindeki el yapımı, omuzu düğmelerle süslü esas mezar küpünün ağzı çömlekle kapatıldıktan sonra üzeri taşlarla çevrilmiş. Taşların ağırlığından ötürü ağza kapanan çömleğin bir kısmı içeri göçmüş. Küpün iç kısmına fazla toprak girmemiş. İç kısımda bir çocuğa ait olduğu anlaşılan iskelete ait kemikler erimiş. Kapak olarak kullanılan çömleğin içinde sağa dönük başa ve parmak kemiklerine ait kalıntılar bir çocuğa ait. Boyun kısmında taş, frit ve bronz kolye taneleri, bronz+gümüş? kaplama damga mühür formunda iki küpe ve mahsus surette bükülmüş bronz bir iğneye rastlandı. Yuvarlak başlı diğer bir iğne kaburga kemikleri arasında ele geçti. Kemikler rutubetten dolayı büyük ölçüde erimiş. Mezar kübü ve kapak çömleği onarıldı.
121 no'Iu mezar ; Küp mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Günümüzde soyulmuş. 119 cm. yüksekliğindeki kahverengi hamurlu iri kübün bir kısmı yerinde korunmuş. Ayrıca iki parça halindeki yassı kapak taşları yerinde korunmuş. İskelete ait az sayıdaki kemik bir yetişkine ait. İskeletin pozisyonu tahribattan ötürü anlaşılamadı. Kübün dip kısmında bükülerek bırakılmış yuvarlak başlı bronz bir iğneye rastlandı. Mezarın ağız kesiminde, bir sığır ayağına ait kemik ele geçti.
122 no'Iu mezar ; Çömlek mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. 40 cm. yükseklikteki çömleğin ağzı ince yassı bir taşla kapatılmış. Bir çocuğa ait iskelet rutubetten ötürü dağılmış. Pozisyon belirsiz. Çömlek içinde yuvarlak başlı, boynu yivli bronz bir iğne ile frit, denizkabuğu ve iki akik (biri ay, diğeri ucunda iki topuz başlı) tanelerden oluşan bir kolye ele geçti. Mezar üst seviyeye ait.
123 no'Iu mezar; Küp mezar. Doğu-batı akşındaki kübün ağzı, geniş karınlı bir çömlekle kapatılmış. Çömleğin üzeri de taşlarla kapatılmış. Yaklaşık 60 cm yükseklikteki mezar küpü kısa boyunlu ve geniş omuzlu. İskeletin baş ve elleri kapak çömleği içinde, boyundan ayaklarına kadar esas mezar küpü içinde yer almış. Baş kısmı kübün ağızında , batı kesiminde. Hoker tarzda yerleştirilen gömünün genç bir bireye ait olduğu anlaşılmaktadır. İskelet büyük ölçüde korunmuş. Yüz güneye dönük, eller ve üstkol baş hizasında. Tam hoker. Sol omuz hizasında ve ayak kemikleri arasında bronz yuvarlak başlı iki iğne ele geçti.
124 no'Iu mezar ; Çömlek mezar. Çömleğin bir kesimi kısmen hırpalanmış. Doğu-batı aksında. Çömleğin ağzı küçük bir kapla kapatıldıktan sonra üzeri taşlarla örtülmüş. Küçük bir çocuğa ait iskelet, büyük ölçüde korunmuş. Hoker tarzdaki iskeletin yüzü güneye dönük, eller baş hizasında . Karma çekik ayaklar yukarıda. Mezar hediyesi olarak başın iki yanında helezon biçimli bronz iki küpe ele geçti.
125 no'Iu mezar ; Çömlek mezar. Zamanında karıştırılmış. Biri siyah, diğeri kahverengi iki çömleğin ağız ağıza kapatılmasıyla oluşturulmuş. Güneydoğu-kuzeybatı aksında. İskelet oldukça karıştırılmış ve dağıtılmış. Kaburgalar ve humerus (üst kol kemiği) açık kahverengi-siyah astarlı esas mezar çömleği içersinde; dağılmış kafatası, kol ve ayak kemikleri kahverengi kapak çömleği içersinde. Çömleklerden ağız kısmına ait olanı birden fazla parça halinde. Esas mezar çömleği sağlam ve onarılarak müzelik hale getirildi. Çocuk mezarı. Ölü hediyesine rastlanmadı.
126 no'lu mezar ; Küp mezar. Döneminde soyulmuş. Kuzeydoğu-güneybatı aksında, mezar kübü 1.06 cm. uzunluğunda ve 66 cm. genişliğinde. Ağzı kuzey-doğuya bakacak şekilde yerleştirilen mezar kübü, iyi pişirilmemiş ve kalitesiz hamurludur. Kübün omuzlarında karşılıklı gelecek şekilde yerleştirirlmiş düğmeler mevcut. Ağzı yassı bir kapak taşı ile kapatıldıktan sonra irili ufaklı kalker taşlarla örtülen kübün içinde, hoker tarzda, başı kübün dibine, ayakları ise kübün ağzına gelecek şekilde yerleştirilmiş bir yetişkin iskeletine rastlandı. İskeletin kaburgalarının, dönemindeki soygun sırasında kısmen karıştırıldığı anlaşılmaktadır. Yüz güneye dönük. Eller çene hizasında birleştirilmiş. Ölü hediyesi olarak sol omuz hizasında çene altında yarısı kırık bir bıçak, Kol hizasında bronz iki adet, birinin gövdesi yivlerle bezemeli, vazo başlı iğneler ile boyunda frit ve bronz boncuk tanelerine sahip kolye insitu ele geçti.
127 no'lu mezar ; Küp mezar. Doğu-batı aksında. Ağız kesimi batıya bakacak şekilde yerleştirilmiş. 70 cm yüksekliğindeki kübün üzeri ikiye ayrıldığı anlaşılan ince, yassı sal taşıyla örtülmüş. Mezarın ağız kesimi, batısındaki tek sıra kireçtaşı duvar kalıntısına yaslanmış. Döneminde karıştırıldığı anlaşılan mezarın kuzeyinde, 50cm mesafede, ağız kenarı hizasında bir yetişkine ait ayrı bir kafatası görülmüştür. Orta boy pithos'ta bir yetişkine ait iskeletin hoker tarzda yatırıldığı gözlenmiştir. İskeletin baş kısmı güneye bakmaktadır. Baş kısmı kübün dışına yatırlmıştır. Başın bir bölümü ağza kapanan taşların baskısıyla kısmen ezilmiştir. Kaburgaların dışında, iskeletin diğer bölümleri sağlamdır. Olasılıklı genç bir kadına ait olduğu anlaşılan iskeletin boynunda frit ve metal boncuk tanelerinden oluşan bir kolye ele geçmiştir. Kolye dışında herhangi bir hediyeye rastlanmamıştır.
128 no'lu mezar ; Küp mezar . Günümüzde soyulmuş. Kaba hamurlu, kırmızı astarlı ve siyah özlü kübün kalan parçalarına göre doğu-batı aksına yerleştirildiği anlaşılmaktadır. Kübün içersinde yetişkin bir bireye ait, 1 ulna, 3 vertebral, rib'e ait parçalar, 5 metacarpaî, sacrum parçası, maxilla ve maxila 'ya ait 9 diş dışında herhangi bir kemiğe veya ölü hediyesine rastlanmadı.
144 no'lu mezar ; Küp mezar. Kuzeydoğu-güneybatı istikametinde. Ağzı kuzeydoğu'ya dönük. Kahverengi hamurlu mezar küpü parçalar halinde yerleştirilmiş ve çoğu parça yerinde çatlamış. Mezarın ağzını kapatan yassı levha biçimli taşlar yerinden oynatılmış. Bir yetişkine ait iskeletin ayakları küpün ağzına, başı dip kısmına uzatılmış. Her iki ayak hoker tarzda yukarıya bakacak şekilde yerleştirilmiş. İskeletin başının kuzey yanı bir küp parçasıyla desteklenmiş. Sol omuz ve göğüs, üzerine bırakılan bir taşın ağırlığından ötürü dağılmış. Yüz güneye dönük. Kemiklerin bir bölümü sağlam. İskeletin sol femurunun dize yakın kısmı üzerine basık küre başlı bir iğne bırakılmış. Başka bir mezar hediyesine rastlanmadı.
149 no'lu mezar ; Küp mezar. 144 no'lu mezarın hemen kuzeyinde yer almış. Kuzeydoğu-güneybatı aksına yerleştirilen kübün ağzı iki küçük yassı taşla kapatılıp, ağzın heriki yanı taşlarla desteklendikten sonra, toprakla örtülmüş ve küpün ağzının 30 cm. üzerine, 70 cm çapında bir daire oluşturacak şekilde yörenin yerli kalker taşları yerleştirilmiş. Küpün ağzı, eski seviyeye ait , yaklaşık 2.5 m. uzunluğunda ve kuzey-güney akşındaki bir duvarı kesicek şekilde yerleştirilmiş ve ağız kesiminin üzeri, aynı mimariye ait taşlarla kapatılmış. El yapımı kübün omuzlarında karşılıklı gelicek şekilde yerleştirilmiş düğmeler yeralmış. Kahverengi hamurlu ve aynı renkte astarlı mezar küpü onarılarak Müze'ye teslim edildi. Mezar iskeleti küpün alt kısmı kırılarak karıştırılmış. Başı kübün dip kısmına gelicek şekilde yerleştirilen bir yetişkine ait iskelet oldukça dağılmış. Herhangi bir ölü hediyesine rastlanmadı. Geç seviyeye ait bir mezar.
156 no'Iu mezar; Küp mezar. 144 no'lu mezarın hemen altında. Doğu-batı aksında. Dağılmış. Orta boylu küpün bir kısmı, 144 no'lu mezar yerleştirilirken kırılıp, dağılmış. İskelet güney kenara doğru atılmış, başa, ayak kemiklerine ve kaburga kemiklerine ait çok az parça ele geçti. Küpün dip kısmında dağılmış bir kolyeye ait frit ve bronz taneler toplanarak kolye oluşturuldu. Ayrıca oldukça oksitlenmiş ve kırık bir iğneye ait parçalar ele geçti. Yuvarlak başlı iğne etüdlüğe ayrıldı.
157 no'Iu mezar; Küp mezar. 149 no'lu mezarın doğusunda. Doğu-batı aksında. Orta boy bir küpün ağzı doğuya bakacak şekilde yerleştirilmiş. Mezar küpü, doğusundaki üç sıra taşa yaslanmış ve mezar küpünün çevresi taşlarla çevrilmiş. Kübün ağzı kırık ve soyulmuş. Bir kaç parça kırık kemiğin dışında iskelete rastlanmadı. Mezarın kuzeydoğusunda ele geçen küçük bir kahverengi astarlı vazocuk, aynı mezara ait ölü hediyesi olmalıdır. Kahverengi astarlı mezar küpünün ağzı kırık ve eksik.
B açmasının batısındaki 5x5m.lik ikinci açmada açığa çıkarılan mezarlar;
129 no'Iu mezar; Küp mezar, 1.06x64 cm ölçüsüne. Kahverengi hamurlu mezar kübü, doğu-batı yönünde. Ağzında yassı kapak taşı yerinde korunmakla birlikte döneminde soyulmuş. Yuvarlak başlı bir iğne ve taştan halka biçimli bir kolye tanesi dışında herhangi bir kalıntıya rastlanmadı.
130 no'Iu mezar; Küp mezar. 94 cm. uzunluğunda, 70 cm. genişliğinde. Dip kısmı eksik. Kuzey-güney aksında. Ağız kuzeye çevrik. Kahverengi hamurlu kübün omuzları yassı silindirik düğmelerle süslü. Kübün ağzı, geniş ve yayvan bir başka çömlekle kapatıldıktan sonra, üzeri ve yanları yassı ince levha biçimli andezitlerle kapatılmış. Bir yetişkine ait iskelet, kısmen sağlam. Kübün dip kısmının özel olarak kırıldığı ve iskeletin ayaklarının uzatıldığı anlaşılmakta. Kuzey kesiminde, kübün ağzına doğru uzatılan baş ezilmiş. Diğer kemikler sağlam. Sol göğüs kafesi üzerinde başı vazo biçimli, bükülmüş, bronz bir iğne ele geçti.
131 no'Iu mezar; Çömlek mezar. 52x44 cm. ölçüsünde. Üst seviyeye ait. Doğu-batı aksında. Ağzı yassı prizmatik bir taşla kapatılmış. Çocuk mezarı. Kemikler tamamen erimiş ve dağılmış. Herhangi bir ölü hediyesine rastlanmadı. Döneminde soyulmuş .
132 no'Iu mezar; Küp mezar. Kuzey-güney aksında. Ağzı güneye çevrilmiş. 58 x 65 cm. ölçüsünde, kahverengi hamurlu mezar küpünün ağzı kerpiçle kapatılmış. Döneminde soyulmuş. Bir iki küçük kemik dışında iskelete rastlanmadı. Kübün ağız kenarının hemen önünde soyulurken düşürülmüş bronz bir iğneye rastlandı.
133 no'Iu mezar; Küp mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Hamuru iyi pişmemiş. Eskiden karıştırılmış bir mezar. Kübün ağzı yassı taşlarla kapatılmış. Orta boylu küpün ağzına yakın bir kesiminde, yetişkin bir bireye ait iskeletin baş kısmı kısmen korunmuş. Küpün içersinde oldukça oksitlenmiş ve kırılmış iki bronz iğne dışında herhangi bir ölü hediyesine rastlanmadı.
134 No'Iu mezar; Küp mezar. Soyulmuş. Doğu-batı aksında olduğu anlaşılıyor. Kapak taşlan yerinden oynatılmış. Küp dağılmış. Yetişkin bir bireye ait iskeleti sadece kaburga ve ayak kemikleri korunmuş. Herhangi ölü hediyesine rastlanmadı.
135 no'Iu mezar; Küp mezar. Soyulmuş. Kahverengimsi-kırmızı astarlı mezar küpü yerinde dağılmış. Kübün ağzı kuzeye çevrik. İskelete ve ölü hediyesine rastlanmadı.
136 no'Iu mezar; Küp mezar. Doğu-batı aksında. Kübün üzeri (ağız kısmının doğu kesimi) yaklaşık 80 cm. çapında taşlarla çevrilerek belli edilmiş. Taşların 40cm. altında yer alan kübün ağzı doğuya çevrik. Kahverengi hamurlu 120.cm. uzunluğunda ve 65 cm. genişliğindeki kübün ağzı yassı andezit levha biçimli taşlarla kapatılmış. Küpün güneyide altı taşla çevrelenmiş. Yetişkin bir bireye ait iskelet kısmen korunmuş. İskeletin baş kısmı küpün dibine uzatılmış. Yüz, güneye dönük. Dizler hafif bükülmüş. Nimhoker tarzda. İskeletin boynunda, deniz kabuğu, frit, kurs biçimli bronz kolye taneleri, 8 akik kolye tanesi, uzonit, frit boncuk ve iki damga mühür biçimli, kaidesi altın kaplama siyah taş iki kolye tanesinden oluşan bir kolye ele geçti. Başın iki yanında bronz, sapı delik, kaide kısmında yapraklarının kenarları içbükey, dört delikli iki küpe ele geçti. İskeletin sol kürek kemiğinin hemen yanına, bir hayli oksitlenmiş yuvarlak başlı, bükük bir bronz iğne bırakılmış.
137 no'lu mezar; Küp mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Ağzı kuzeydoğuya çevrilmiş. Mezar ağzının üzeri yaklaşık 80 cm çapında, taşlarla çevrelenerek belli edilmiş. Döneminde karıştırılmış bir mezar. Orta boylu, kahverengi hamurlu ve kötü pişmiş mezar küpünün ağzı kırılmış ve iskelet karıştırılmış. Ölü hediyesi olarak bronzdan bükük bir iğne ele geçti.
138 no'lu mezar; Küp mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Ağzı kuzeydoğuya çevrilmiş. Kapak taşına rastlanmadı. Kahverengi hamurlu mezar kübü, 95 cm. yüksekliğinde, 60 cm genişliğinde. Ağız çapı 43 cm. Küpün omuzları silindirik dört düğmeyle süslenmiş. Bir yetişkine ait iskelet hoker tarzda. Baş kısmı küpün dibine uzatılmış. Yüz yukarıya çevrik. Kollar dirsekten bükülerek, eller yüz hizasına getirilmiş. Yetişkin bir bireye (kadın) ait iskeletin boynuna ve yüzün güney kesimine yuvarlak başlı iğneler (bükük) bırakılmış. Sol femur üzerinde bükülmemiş bir iğne var. Ayrıca, iskeletin sol radius ile carpals arasında (bilek kısmı) bir kaç kez dolandırılarak bırakıldığı anlaşılan, frit ve bronz tanelerden oluşan kolye yerinde korunmuş.
147 no'lu mezar; Küp mezar, Kuzeybatı-güneydoğu aksında. Döneminde karıştırılmış bir mezar. Kahverengi hamurlu küpün ağzı kırılmış. Kapak olarak kullanılan siyahımsı-gri renkli iri çömlek kısmen hırpalanmış. Çömleğin onarımı gelecek yıla bırakıldı. Küpü örten iki iri taş batıya doğru atılmış. Bir yetişkine ait iskelet kısmen dağılmakla birlikte , hoker tarzda gömüldüğü anlaşılıyor. İskeletin ayak kemiklerinin yanında bükülmüş, yuvarlak başlı bronz bir iğne ele geçti.
Aynı açmanın güneyine doğru 1.5 m.lik genişletilen alanda açığa çıkarılan mezarlar;
150 no'lu mezar; Küp mezar. Doğu-batı aksında. Gövde genişliği 60 cm. Kısmen kırılmış. Kırmızımsı-kahverengi hamurlu mezar küpünün omuzlarında karşılıklı iki yatay kulp yer almış. Mezarın ağzım kapatan taşların yerinden oynatıldığı ve mezarın döneminde karıştırıldığı anlaşılıyor. Bir yetişkine ait iskelet dağılmış ve karıştırılmış. Mezar küpünün dip kısmına yakın bir yerde alabaster idol ele geçti.
151 no'lu mezar; Küp mezar. Kuzey-güney aksında. Orta boy bir küpün içine hoker tarzda, bir yetişkine ait iskelet sağlam durumda. Baş küpün ağzına, ayaklar dibe doğru uzatılmış. Dirsekler bükük. Yüz batıya çevrilmiş. Ölü hediyesine rastlanmadı. Küpün ağzı bir başka küpe ait parçalarla kapatıldıktan sonra, üzeri taşlarla örtülmüş. Döneminde soyulmuş.
152 no'lu mezar; Küp mezar, Ağzı batıya dönük. Orta boylu, karşılıklı yatay iki kulbu olan küp, günümüzde soyulmuş. Küpün ağzı dağıtılmış. Kapak taşlan ağzın etrafına kaymış. İskelete ve ölü hediyesine rastlanmadı.
153 no'lu mezar; Küp mezar. Ağızı kuzeye çevrilmiş. Ağzı örten kapak taşının yerinden oynatıldığı ve iskeletin dışarı çekildiği anlaşılıyor. Döneminde soyulmuş olmalı. İskeletin başı, küpün ağzının kuzeybatısında. Ölü hediyesine rastlanmadı.
B açmasının kuzeybatısındaki 5x5m.lik ilk açmadaki mezarlar;
139 no'lu mezar; Küp mezar. Ağız çapı 44cm, genişlik 60, uzunluk 88 cm. Kahverengi hamurlu. İyi pişirilmemiş. Ağzı doğuya bakıyor. Kapak taşları yerinden oynatılmış. Döneminde soyulduğu anlaşılıyor. Ağız kenarının önüne, taban seviyesine siyah çakıl taşları bırakılmış. Kübün güney kenarına ve içine bir bronz kap parçalanarak bırakılmış. İskelete ait çok az kalıntı ele geçti.
140 no'lu mezar; Küp mezar. 96x68 cm. ölçüsünde. İyi pişirilmemiş. Rutubetten ötürü iskelet dağılmış. İskeltin korunan kalıntılarına göre hoker tarzda gömüldüğü anlaşılıyor. Yetişkin mezarı. Baş kısmı doğuya uzatılmış. Boyun kesiminde ele geçen kolyenin 5 akik pandantifi ve frit, deniz kabuğu ve bronz boncuk taneleri var. Baş hizasında iki damga mühür biçimli, siyah taş üzeri kısmen altın kaplama küpeler ele geçti. Diğer ölü hediyelerini bronz bir bilezikle, çift topuz başh,bükülmüş bir bronz iğne oluşturmaktadır. Mezarın başına küçük bir çömlek bırakılmış. Kaba hamurlu, kehverengi astarlı çömlek bir hayli ezilmiş.
141 no'lu mezar; Küp mezar. Yerinde çatlamış. Ağız çapı 66, genişlik 80, uzunluk 1.16cm. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Kahverengi hamurlu iri mezar kübünün omuzları, karşılıklı olarak yassı silindirik düğmelerle süslenmiş. Mezarın hem üzerine, hem de kübün ağzının önüne bir çift sığır başı ve ayakları bırakılmış (toplam dört). Kübün ağzındaki sığır başlarının bir bölümü, geçen yıl açığa çıkarılan M 103 ve M 104 no'lu çocuk mezar çömleklerinin altında kalmış. Toplu bir mezarlık olmalı. 141 no'lu mezarda, yetişkin bir bireye ait iskeletin başı kübün dibine (güneybatı), ayaklar ise kübün ağzına uzatılmış. İskeletin sol ayak kemiği (femur) yerinden oynatılmış. Tibia'mn yarısı kırık Diğer kemikler insitu. Hoker tarzda. Kalçanın hemen yanına, kübün ağız kenarına yakın bir yere, kurşun bir kap bırakılmış. Sol ayağın dize yakın bir kesiminin üzerinde bronz, bükülmüş konik başlı bir iğne bırakılmış. İskeletin sağ eli göğüs üzerinde ve serçe parmağına bronzdan küçük bir fincan iliştirilmiş. Göğsün tam ortasına bükülmüş bir bronz fincan bırakılmış. Sol el, bükülerek başın sağ yanına uzatılmış. Baş dik ve yüz yukarıya dönük. Sol omuzun hemen yanında bronz bir asa / topuz başı yer almış.
142 no'lu mezar; Çömlek mezar. Kuzeydoğu-güneybatı aksında. Çömleğin yüksekliği 33, genişliği 47 cm. Hamuru kötü pişmiş. Kahverengi astarı çok aşınmış. Ağzını örten siyak geniş, iri çanak siyak astarlı. Mezarın döneminde soyulduğu anlaşılıyor. Bir çocuğa ait kafatasının dışında başka bir kemiğe rastlanmadı. Başın yanında küçük bir bronz boyunlukla, taş halka biçimli kolye taneleri ele geçti.
143 no'lu mezar; Küp mezar. Doğu-batı aksında.. 96x58 cm. ölçüsünde. Kübün ağzı doğuya dönük. Kapak taşı yok. Kübün üzeri toprakla doldurulduktan sonra (yaklaşık 80cm) mezar yeri daire şeklinde bir taş çevrikle belli edilmiş. Bir yetişkine ait iskelet , rutubetten ötürü bir hayli hırpalanmış. Baş kısmı kübün dibine, ayaklar kübün ağzına uzatılmış. Hoker tarzda iskeletin kolları bükük ve eller baş hizasında. Yüz güneye çevrik. Kadın mezarı. Başın iki yanında düğme biçimli altın kaplama küpeler ele geçti. İskeletin boynunda 13 adet akik pandantifle düzenlenmiş, diğerleri frit, deniz kabuğu, uzonit ve deniz kabuklarından oluşan bir kolye bulundu. İskeletin göğüs kafesiyle sağ kolu arasına bükük bronz omfaİoslu çanak bırakılmış. Göğüs kafesi üzerinde ve başla sağ kürek kemiği arasında 3 adet bronz iğne ele geçti. İğnelerden biriinin küre başı yivli, diğer küre başlının iğnesi delikli, sonuncusu ise çift topuz başlı.
146 no'lu mezar; Küp mezar. 74 x 66 cm. ölçüsünde. Kahverengi hamurlu mezar kübü aynı renkte astarlı. Mezar döneminde soyularak kapak taşları doğu yönüne atılmış. Doğu-batı yönünde yer alan iskeletin bir kısmı mezar dışına saçılmış. Genç bir bireye ait bazı kemiklerde mezarın içinde ele geçti. Mezarın hem içine hem de dışına saçılan parçaların tümlenmesiyle iki ayrı kabın ölü hediyesi olarak bırakıldığı anlaşıldı. Bunlar dışında ölü hediyesine rastlanmadı. Mezar kaplarının ikisi de siyah astarlı, parlak perdahlı ve üzerlerinde geometrik nakışlar var. E.T.Çağının son evresinin karekteristik kapları. Kaplardan biri tümlenerek envanterlendi.
B açmasının kuzeybatısındaki ikinci 5x5m.Iik açmada yeralan mimarlık kalıtıları ve mezarlar;
Açmanın güneydoğu köşesine yakın bir alanda, 2m. x 1.30 cm. ölçüsünde oval bir fırın kalıntısına rastlandı. Fırının doğu ve güneydoğu bölümleri, sonradan açılan mezarlar nedeniyle kısmen tahrip olmuş. Tabanından çok az bir bölüm korunmuş. Tabanın altında, izolasyon için serilen kap parçalarının karekterleri (kaba hamurlu, bir kısmı çizi bezemeli , siyah ve kahverengi, boz astarlı kap parçaları) geçen yıl açığa çıkarılan mimarlık kalıntılarının erken evresiyle (bir başka deyişle Eski Tuncun ikinci yarısının üçüncü evresi) çağdaştır. Buna göre fırını bozan mezarlar Eski Tuncun son evresine aitler ve bu alandaki bir önceki safhanın mimarlık taşları kısmen bozularak son evrenin mezarlarında kapak veya örgü taşı olarak yeniden kullanılmışlardır. Oval fırının çevresinde açığa çıkarılan mezarlar, Eski Tunç Çağı ölü gömme adetleri ve mezar hediyeleri açısından yenilikler sunmuştur.
M 145 no'lu mezar; Küp mezar, Basit ağız kenarlı, kısa boyunlu, şişkin omuzlu, uzun gövdeli ve yuvarlatılmış dipli mezar kübü, krem7kırmızımsı-kahve astarlı ve perdahlı. İtinalı kübün omuzları içleri noktalı yassı silindirik düğmelerle süslenmiş. 105x63 cm. ölçüsündeki kübün ağzı doğuya bakıyor. Kübün dip kısmı, bir önceki evrenin fırınım kesmiş. Kübün ağzı kapatılmamış. Ağzın hemen önüne ve omuzun üzerine iki sığır başı bırakılmış. Kübün dip kısmının güneyine ve gövdenin güney kenarına iki p.t. kap bırakılmış (biri kahverengi, diğeri siyah astarlı). Genç bir bireye (kadın) ait iskeletin başı kübün dibine (batıya), ayakları kübün ağzına uzatılmış. Ayaklar hoker tarzda. Baş kısmen çökmüş ve ezik. Çene üzerinde bükülmüş bronz, çift topuz başlı bir iğne ele geçti. Diğer yuvarlak başlı iğne çenenin sağına bırakılmış. Kulaklardan düşmüş iki küpe, bronz üzerine altın kaplama. Damga mühür formlu küpelerin kaide kısmı geometrik bezemeli. Küpelerin sap kısmında delikleri ve kulağa geçen ince telleri kısmen korunmuş. Anadolu E.T.Çağı küpeleri içersinde yeni bir tip. Boyunda 15 adet akik pandantifi bulunan kolyenin diğer boncukları arasında kurs biçimli gümüş askılar, uzonit, bronz, frit ve deniz kabuğu taneler yeralmış. Kolye kaldırıldığında altta altın ve fayans tanelerden oluşan ikinci bir kolyenin yeraldığı görüldü, kolyenin iki yassı plaka şeklinde ve swastika biçimli altın süslemeleri Alacahöyük'ten sonra ilk kez görülüyor. İskeletin kolları dirsekten bükülerek yüz hizasında birleştirilmiş. Sağ omuz üzerine bükülerek bronz bir fincan bırakılmış. Karına doğru çekilmiş ayaklarda masif halhallar yeralmış. Mezar küpü onarılarak envanterlendi.
148 no'lu mezar; Küp mezar. Kuzeybatı-güneydoğu aksında. Ağız kuzey¬batıya dönük. 154 no'lu mezar küpü kırılarak, içersine yerleştirilmiş. Kahverengi mezar küpünün omuzunda karşılıklı olarak çift düğmeler yer almış. Bu tür süsler ikili olarak ilk kez görülmektedir. Küpün ağzı yassı levha biçimli taşlarla kapatıldıktan sonra üç parça kireçtaşıyla kapak desteklenmiştir. İskelet, kısmen korunmuştur. Hoker tarzda yatırılan iskeletin baş kısmı batıya, küpün ağzına uzatılmıştır. Yüz güneye çevrilmiş, kollar dirseklerden bükülmüş ve eller çene hizasında yeralmıştır. Baş kısmen ezik. Başın bir yanında insitu bronz küpe ele geçti. Damga mühür formlu, kısa sapı delik, kurs kaidesinde çentiklerle yapılmış süslemeler bulunan küpenin diğeri, ayakların yanında ele geçti. İskeletin boynundaki kolye insitu olarak korunmuş. (Kolye, akik, bronz, deniz kabuğu ve frit boncuklardan oluşmuş) bel kısmına yakın bir yerde bükük bronz kolye tanesi ele geçti. Bu kesimdeki kemikler ( omurilik, kaburgalar, kol kemikleri) kısmen karıştırılmış. Sağ kolun dirseğine yakın bir yede, p.t. kahverengi astarlı ve ip delikli tutamakları bulunan bir kapak bırakılmış. Boyundaki kolye, bırakıldığı şekliyle (insitu) Müze'ye teslim edildi.
154 no'lu mezar; 148 no'lu mezar küpü ile iç içe vaziyette, iri küplerden. Kahverengi astarlı küpün omuzları silindirik düğmelerle süslü. Gövdenin altı kırık ve eksik. Kapak taşları sökülmüş. Güneydoğu-kuzeybatı aksında. Kübün hemen önüne ve ağız kenarının güneyine iki sığır başı, ön ayaklarla birlikte bırakılmış. Kübün güney kenarına bırakılan kahverengi astarlı çömlek tamir edilerek envanterlendi. İiskelete rastlanmadı. Kübün ağız kenarına yakın bir yere bırakılan bir baş, mezar iskeletine ait olmalı. Ayrıca, mezarın güneydoğusunda ele geçen kırık bir balta ile bir metal testi kulbu., bu mezara ait olmalı.
Aynı alanda yer alan ve açma kenarında yer aldığı için geçen yıl boşaltılan 102 no'lu mezar kübü, temizlenerek yerinde bırakıldı. 1.28 cm. uzunluğunda ve 86 cm. genişliğindeki mezar kübü, Resuloğlu'nun iri mezar küplerinden birini temsil etmektedir. Doüu-batı aksına yerleştirilen kübün omuzları silindirik düğmelerle süslenmiştir.
B açmasının kuzeybatısındaki açmada, üst seviyenin enkazında ele geçen sap delikli bir bronz balta, Orta Anadolu'nun kuzeyinde görülen bu tipe ait baltaların nadir temsilcilerindendir. Aynı alanda steatitten yapılmış bir taş balta parçasına da rastlanmıştır. Baltalar, günümüzde soyulan mezarlara ait ölü hediyeleridir.
B açmasının doğusunda, mezarlığın yerleşim yerine bakan kesimde yaptığımız temizlik çalışmalarında, geçen yıl tespit edilen soyulmuş bir küp mezarın (M 88) güneyine bakan kesimde, aynı mezara ait bir çömlek ele geçti. Temizlik esnasında, çömleğin içersine siyah astarlı bir maşrapa bırakıldığı tespit edilmiştir.
Resuloğlu Kazılarının 2006 yılı çalışmaları, Orta Anadolu'da Eski Tunç Çağı'nın yerli medeniyetinin ölü gömme adetleri ve mezar eşyaları hususundaki bilgilerimizi daha da arttırmıştır. Bu yıl açığa çıkarılan el değmemiş mezarlar, Eski Tunç Çağı'na ait bir çok mezar eşyasının, mezara bırakılış şekli ve kullanımı açısından önemli sonuçlar vermiştir. Şüphesiz bu sonuçların Müzelerimize çeşitli yollarla aynı bölgeden gelen benzer tipteki mezar eşyalarının tarihine, mezarlara bırakılış şekillerine ve kullanımları konusuna açıklık getireceği aşikardır. Bu yılki mezarlara bırakılan çeşitli altın, akik ve gümüş süs eşyası, Alaca Höyük'te bazı mezarlarda açığa çıkarılan paralellerinin kullanımı konusunda da bize ışık tutmaktadır. 2006 kazılarında ortaya çıkarılan süs eşyaları, madeni eserler ve pişmiş toprak kaplar, daha önceki yıllarda açığa çıkarılanlarla birlikte, Çorum Müzesi Eski Tunç Çağı seksiyonu için eşine az rastlanır bir kolleksiyon oluşturmaktadır.
B açmasının özellikle kuzeybatı ve kuzeydoğu kesiminde pithos mezarların devam ettiği ve seviye yükseldikçe sağlam mezarların sayısının artacağı anlaşılmaktadır. 2006 yılı çalışmaları, geçen yıl açığa çıkarılan ve mezarlık alanının kuzeydoğusunda yer alan mimarlık kalıntılarının tam tarihine açıklık getirmiştir. Mimarlık kalıntılarının taban seviyesindeki seramiğine göre bu alanın Eski Tunç Çağı'mn ikinci yarısının başlarında iskan edildiği ancak daha sonra bu alanın terkedilerek, bir kesiminin Eski Tunç Çağı sonlarında ekstramural mezarlık alanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Dönemin sonuna tarihlenen ve iki seviyeli olduğu anlaşılan mezarlığın esas sahiplerinin hemen doğu'da 75 m. uzaklıktaki höyükte yaşadıkları açıktır. Höyüğün eteklerinden toplanan yüzey malzemesi, mezarlık alanında kullanılanlarla tam çağdaştır. Resuloğlu'nda yerleşim yeri dışı mezarlık alanının genişlemesi, mezarların sayısının artması, önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı bir çalışmayı gerektirmektedir. Mezarlık alanında sürdürülen sistemli kazılar, daha önceki yıllarda gerçekleştirilmiş kaçak kazıların önünü kesmiş ve çevre köylerde yaşayan sakinlerin bakış açısını da kısmen değiştirmiştir. Resuloğlu mezarlığının hemen yanıbaşında bulunan Eski Tunç Çağı höyüğünde gerçekleştirilecek sondajların, mezarlarla, mezar sahiplerinin yaşadıkları mekanlar arasında bir bağ kurulabileceğine, ayrıca halen eksikleri bulunan M.Ö.III.Bin Orta Anadolu kronolojisine önemli katkılar sağlayabileceğine inanmaktayız. Bilindiği gibi, Orta Anadolu'da halihazırda kazısı yapılan bir Eski Tunç Çağı mezarlığı ve hemen yanıbaşında bir yerleşim yeri bulunmamaktadır.