EnglishEnglish
        Ana Sayfa   İletişim    Sık Sorulanlar   Bağlantılar   Site Haritası         
 

 
Prof. Dr. Armağan Erkanal: Menemen Panazatepe Kazısı 2006-2007

PANAZTEPE 2007 YILI ÇALIŞMALARI

2007 yılı Panaztepe “Liman Kent” kesiminde yürütülen kazı ve sondaj çalışmaları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, TÜBİTAK, Türk Tarih Kurumu ve Institute for Aegean Prehistory (INSTAP-New York)’nin maddi ve manevi desteği ile sürdürülmüştür.

2007 yılında Panaztepe’nin doğu yamacında “Liman Kent” olarak tanımlanan “II. Elektrik Direği” çevresinde 390 m2’lik bir alanda çalışılmıştır.

I. Tabaka: Osmanlı Dönemi
Alanın kuzey, güney ve batı kesimlerinde parçalar halinde kalıntılar ile temsil edilen mimari yüzeye yakın olması nedeniyle günümüz yaşayanları tarafından gerçekleştirilen tarımsal faaliyetler ve hayvan barınakları tarafından yapılan tahribata maruz kalmıştır. Söz konusu tabakaya ilişkin olarak kuzey kesimde 1-3 sırası korunmuş doğu-batı istikamette uzanan oldukça bozulmuş bir duvar parçası ile döküntü nitelikte bağlantısız birtakım taşlar bu tabakayı temsil etmektedir. Buradan Osmanlı Dönemine ait yeşil ve sarı sırlı seramiklerin yanı sıra çingene kiremitleri ile pişmiş topraktan kısmen korunmuş bir pipo parçası açığa çıkartılmıştır. Ayrıca söz konusu mimari ile ilişkili olarak Osmanlı Dönemine ait oldukça kötü durumda bir sikke diğer buluntular arasında sayılabilir.

II. Tabaka: Geç Roma-Bizans Dönemi 
Geç Roma-Bizans Dönemini temsil eden II. tabakaya ait olarak tespit edilen mimari kalıntılar dışında saptanan çöp çukurları yapıların ve tabakaların tahribine neden olmuştur.

Bu tabakaya ilişkin olarak 1990-1991 yılı çalışmaları sırasında belirlenen ve çeşitli büyüklükte toplama ve sıkıştırılmış mucur taşların büyük bir meydanı oluşturduğu döşeme batı ve kuzey istikamette gelişim göstermektedir. 0.28-0.18 m. arası kalınlık veren döşeme üzerinden bu yıl da önceki yıllar da olduğu gibi çeşitli büyüklükte pişmiş toprak ağırlıklar, cam bilezik ve cam kaide parçaları, yarısı korunmuş bir dibek taşı, kemik delgiler ile bol miktarda hayvan kemiği ele geçmiştir. Ayrıca yivli ve sırlı seramik örneklerinin yanı sıra bol miktarda çatı kiremidi parçalarının da dolgu malzemesi olarak kullanıldığını göstermektedir.

Söz konusu döşemenin yanı sıra oldukça dağınık durumda bir yapıya ait sınırlı kalıntılar belirlenmiştir. Ayrıca kuzey yöndeki genişleme çalışmalarında oldukça iri boyutlu taşların saptanmış olması da burada büyük bir yapının varlığına işaret etmektedir. Gerek arazinin eğimi gerekse erozyona bağlı olarak gelişen nedenler dolayı yapıda büyük tahribat izlenmektedir.

Ayrıca bu tabakaya ilişkin olarak G”’/41 açmasının I-II/f-h plankarelerinde 4.51-3.40 kodları arasında Bizans Dönemine ait bir diğer çöp çukuru tespit edilmiştir (Resim 2). Söz konusu çöp çukuru 2.54x1.52 m çapında 1.11 m derinliğindedir. Bu çukur içerisinden gelişigüzel atılmış çeşitli büyüklükte taşlar dikkat çekmektedir. Bunların yanı sıra Osmanlı-Bizans Dönemine ait karakteristik seramik örnekleri ile az sayıda çatı kiremidi parçaları ile bir cam bilezik parçası ve üç adet ağırlık ele geçen buluntular arasında sayılabilir.

IV. Tabaka: Geometrik Dönem
2.Yapı Katı
2006 yılında üç duvarı tespit edilen dikdörtgen planlı mekânın batı duvarının devamı ile kuzey duvar bağlantısı bu yıl açığa çıkartılmıştır. Büyük bir yapının geniş bir mekânını oluşturan bu bölümün kuzey kesimine ait bağlantısı henüz açılmayan alanlara devam ettiği için tespit edilememiştir. Mekânın içerinden seramik örnekleri ve hayvan kemikleri dışında herhangi bir buluntu ele geçmemiştir. Bu duruma geç dönem yapılaşmasının yarattığı olumsuz etkinin neden olduğu düşünülmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu mekânın batı kesiminde yassı taşların oluşturduğu oldukça bozuk durumda bir döşeme parçası açığa çıkartılmıştır. Bu kısımdan seramik örnekleri dışında bir pişmiş toprak ağırlık ile bir taş obje ele geçmiştir.

V. Tabaka: Geç Tunç Çağı
1. Yapı Katı
Geç Tunç Çağı’nın V. tabaka 1. yapı katı özellikle alanın güney kesiminde 2006 yılı çalışmalarında birkaç duvar parçası ile temsil edilmekte olup burada büyük bir yapı kompleksinin varlığına işaret etmektedir.

Bu yıl iki mekânı ve bir ara koridoru belirlenen söz konusu yapının muhtemel diğer mekânları batı ve doğu yönde henüz açılamayan kısımlara doğru devam etmektedir. Yapılan çalışmalarda yaklaşık dikdörtgen bir plan gösteren yapının iki evreli olduğu özellikle batı mekânda izlenmektedir. 13.50 x 4.00 m. ölçülerinde bir alana oturmuş mekânlardan batı yönde olanı daha küçük doğu yönde olanı ise daha büyük boyutludur. Batı mekânın boyutları 18.04 m2, doğu mekânın boyutları ise 23.87 m2 dir. Mekânların içerisinde birkaç tanesi korunmuş yassı yatay yerleştirilmiş taşların tespit edilmesi taban malzemesi olarak taş kullanıldığını göstermektedir. Taban kullanımına yönelik olarak az sayıda taşın belirlenmesi diğer tabakaların taş ihtiyaçlarını gidermedeki tutumlarını bir kez daha göstermektedir. Ayrıca batı mekânın doğu duvarı üzerinde yer alan Bizans Dönemine ait derin bir çöp çukuru tahribata neden olmuştur.

2. Yapı Katı
Alanın güney batı kesiminde yoğun şekilde tahrip olmuş olan bu yapı katına ilişkin olarak ca. 0.30 m çapında bir tahribat çukuru saptanmıştır. İçerisinden karışık durumda atılmış çeşitli boyutlu taşların yanı sıra üç adet pişmiş toprak ağırlık ve bir adet öğütme taşı dışında çeşitli seramik örnekleri ele geçmiştir. Ele geçen seramik Troya VIIa (Geç Hellas IIIB2-C1) ile örtüşmektedir. Aynı kısımda söz konusu tahribat çukurunun kuzey batı kenarında yaklaşık 0.10 m çapında oval görünümlü bir kül çukuru tespit edilmiştir. İçerisinden yanmış kerpiç tozları ile karışık durumda yoğun kül kalıntıları izlenmiştir. Aynı kesimde doğu batı yönünde 1-2 sırası korunmuş oldukça bozuk vaziyette bir duvar parçası açığa çıkartılmıştır. Geçen yıl yapılan çalışmalar sırasında 1. yapı katında açığa çıkartılan çöp çukuru tarafından büyük bir kısmı bozulmuştur.

Söz konusu yapı katına ait olarak 2006 yılı çalışmaları sırasında bulunan ve işlevi tam olarak anlaşılamayan bir taş platform dikkati çekmiştir. 1.94 m çapında yuvarlak görünümlü taş platformun bu yılki çalışmalarda üzeri kapatılmış bir kuyu olduğu ortaya konmuştur. 2. yapı katı yaşayanları tarafından kullanım gören söz konusu kuyunun 1. yapı katında açılarak kullanıldığı ve üzerinin muntazam bir şekilde örtülerek terk edildiği anlaşılmaktadır. Bu kuyunun su ihtiyacının karşılanması açısından diğer yapı katları tarafından da kullanılmış olduğu muhtemeldir. Tespit edilen kuyu ve etrafında yer yer bozulmuş durumda bir taş döşeme ile işlevi henüz anlaşılamayan bir duvar parçası ile temsil edilmektedir.

3. Yapı Katı
V. Tabaka 3. yapı katı, kazı alanının batı kesiminde korunmuş mimari kalıntılar ile temsil edilmektedir. Bu kısımda üst evrenin verdiği yoğun tahribat ve yanık alanlar dışında açılan çöp çukurları mevcut mimariyi oldukça bozmuştur. Buna rağmen oldukça sınırlı bir alanda saptanan bir yapı kompleksi dikkati çekmektedir. Doğu-batı yönde gelişim gösteren yapı kompleksi 1.yapı katına ait mimari kalıntıların altına doğru devam ettiğinden sadece üç mekânı açığa çıkartılabilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere yoğun tahribat mimariye belirgin bir şekilde zarar vermiştir.

Söz konusu mekânların içleri yassı taşların mucur taşlarla sıkıştırılması yoluyla düzenlenmiştir. Ayrıca döşeme elemanı olarak kullanılmış pithos parçaları da dikkat çekmektedir. Bu durum 4. yapı katında 7 mekânlı yapı olarak tanımlanan yapı kompleksi ile taban döşeme karakteri açısından birebir örtüşmektedir.

4. Yapı Katı
V. tabaka 4. yapı katı, sırasında büyük bir kısmı açığa çıkartılan ve yedi mekânlı yapı olarak tanımlanan yapı kompleksinin kuzey ve batı yönündeki uzantıları açığa çıkarılmıştır. 4 nolu mekânın kuzeybatı kesimi bu yıl açığa çıkartılabilmiştir. Muhtemelen yapının en dış sınırını oluşturan ve 15 m bir uzunluk veren kuzey duvarı yer yer korunmuş olması yanında üst tabakalar tarafından da belirgin bir tahribat görmüştür. Bununla birlikte önceki yıl belirlenen iri boyutlu bir taş duvarın bitiş kısmına dikey olarak yerleştirilmişti ki Panaztepe’de hemen her tabakada izlenen bu durum muhtemelen mimaride uygulanan belirleyici bir gelenek olarak karşımıza çıkmaktadır.

6. Yapı Katı
Sınırlı kalıntılar ile temsil edilen V. Tabaka 6. yapı katı, 2006 yılı çalışmaları sırasında söz konusu bölgede tespit edilen büyük bir çöp çukuru ve bunun neden olduğu tahribat nedeniyle sadece enkaz niteliğindeki mimari parçalar ile karşımıza çıkmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar kapsamında dar bir alanda ortaya çıkartılan 6. yapı katı oldukça önem taşımaktadır. Buradan ele geçen yanmış tuğla ve kerpiç kalıntıları ile muhtemel duvar ve döşeme parçaları bu kesimde önemli bir yapı kontekstinin varlığına işaret etmektedir.

Söz konusu alandan ele geçen buluntular arasında oldukça dikkat çeken önemli bir eser yanmış tuğla ve döşeme taşları arasından bağlantısız olarak ele geçmiştir. Parçalar halinde olasılıkla mimari bir eleman ait olan ve kaba bir biçimde yapılmış olan eserin baş kısmı yılan şeklindedir. Baş kısmında yer alan ve göz çukurunu oluşturan iki delik dışında çene kısmında açılan bir diğer delik ise sıvının akması için açılmış olmalıdır. Bununla birlikte bu kısımdan büyük baş bir hayvana ait bol miktarda yanmış kemik ve muhtemelen aynı hayvana ait olabilecek bir boynuz karışık durumda saptanmıştır.

Sondaj
Panaztepe 1. mezarlık alanının güneybatı kesiminde Menemen Organize Deri Sanayi Bölgesine sağlanan elektrik hattının çekilmesine yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında sondaj kazıları yürütülmüştür. Gerek mezarlık alanının gelişimi gerekse yerleşim alanı tabakalarının gelişim ve dağılımının saptanmasının yanı sıra bazı problemlerin çözümlenmesine yönelik olarak bu bölgede kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. G”/93 açmasında anakayaya kadar inilmiştir. Bu sondajda büyük bir ihtimalle sürüklenerek gelmiş olan oldukça küçük boyutlu, astarları korunmamış Osmanlı, Bizans ve Geç Roma Döneminin karakteristik seramik örnekleri dışında herhangi bir buluntuya rastlanılmamıştır.

Sonuç
- Önceki yıllarda Bizans Dönemine ait mimari kalıntılar geniş bir meydan görünümü veren ve üzerinde bol miktarda çatı kiremidi, pişmiş toprak ağırlık, pithos parçaları, hayvan kemikleri ile karakteristik seramik örneklerinin ele geçtiği sınırlı mimari kalıntılar ile temsil edilmekteydi. Ayrıca önceki yıllarda saptanan sıkı bir dolgunun oluşturduğu meydan ise bu yılki çalışmalar da 189 m2 lik alana ulaşmıştır. Bu bağlamda Panaztepe’nin 4. elektrik direği olarak tanımlanan kesiminde yer alan Bizans Dönemine ait manastır görünümündeki yapı kompleksi ile 2007 yılında açığa çıkartılan konut mimari örneklerini yansıtan üç ayrı yapının saptanması ve içerisinden haç gibi buluntuların ele geçmesi de bir başka boyutu gözler önüne sermektedir. Özellikle söz konusu döneme ait olarak Liman Kentin çeşitli bölgelerinde gerek sivil gerekse dini yapıların saptanması burada bir diğer yayılımı da ortaya koymaktadır.

- 2007 yılında ortaya konulan mimari ve ona bağlı gelişim gösteren yapılaşma modelleri kendi içerisinde bir takım farklılıkları ve benzerlikleri de ortaya koymaktadır. Geç Tunç Çağı’nın I. yapı katında açığa çıkartılan birbirine bağlı mekânların oluşturduğu iki evreli yapı kompleksine şehir plancılığı açısından bakıldığında oldukça dikkat çekici bir durum ortaya konulmuştur. Yapının özellikle güney kesime iri boyutlu taşların dikey olarak yerleştirilmesi ile bir set-istinat duvarının oluşturulması yapıya özgün bir karakter kazandırmaktadır. Bunun yanı sıra birbiri ile bağlantılı eklemeli yapı komplekslerinin Bizans Dönemi yapılaşmasına kadar değişmeden izlenmesi Panaztepe’de yerli mimari geleneğin sürekliliğine bir kez daha işaret etmektedir.

- Ayrıca yerleşim alanları bünyesinde saptanan su kanalı sistemleri, doğal su oluşumları ve bu yıl açığa çıkartılan bir diğer su kuyusu varlığı önemli bir konuyu gündeme getirmektedir. Geç Tunç Çağı’nda kullanım gördüğü saptanan söz konusu kuyu burada yaşayanların su ihtiyaçlarını kendi yakın çevrelerinden karşılamış olduğunu göstermektedir.

***

PANAZTEPE 2006 YILI KAZILARI
2006 yılı Panaztepe kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, DÖSİM (Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü), Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, TÜBİTAK, Türk Tarih Kurumu ve Institute for Aegean Prehistory (INSTAP-New York) tarafından sağlanan maddi ve manevi desteklerle sürdürülmüştür.

İzmir ili, Menemen ilçesi, Maltepe beldesinin 4 km doğusunda yer alan Panaztepe7de (Resim 1) 2006 yılı kazı çalışmaları, tepenin doğu yamacında yer alan ve "Liman Kent" (Plan 1) olarak tanımlanan kesimde sürdürülmüştür.

"Liman Kent" kesiminde bulunan "II. Elektrik Direği" çevresinde 1990-1991, 2004-2006 yıllarında yapılan çalışmalar kapsamında toplam 785 m2lik bir alanda çalışılmıştır. Yapılan çalışmaların ana hedefi; önceki yıllarda olduğu gibi Batı Anadolu Geç Tunç Çağı stratigrafisinin sağlam temellere oturtulması ve özellikle Panaztepe Batı Mezarlık Alanının kronolojik problemlerinin çözülmesidir. Araştırmalar 2006 yılında da aynı ilkeler doğrultusunda söz konusu kesimde yürütülen kazı çalışmalarıyla sürdürülmüştür.

LİMAN KENT ÇALIŞMALARI
Panaztepe'nin doğu yamacında yer alan "Liman Kent" kesiminde yürütülen çalışmaların bu yılki aşamasında; Ğ'"/40 açmasının V-VI/a, H'"/40 açmasının I-X/a-f, G'"/40 açmasının I-IX/d-j, G"'/39 açmasının I-X/d-j, G'"/38 açmasının IX-X/d-j, H"'/38 açmasının II-X/g-j, H,,,/39 açmasının I-VIII/g-j ve H,,,/41 açmasının I-II/a-f plankarelerinde 4.28-1.76 kodları arasında gerçekleştirilmiştir.

Yapılan bu çalışmalar sonucunda 4 kültür tabakası tespit edilmiştir;
I. Osmanlı-Bizans Dönemi
II. Geç Roma-Bizans Dönemi
III. Arkaik Dönem
IV. Geometrik Dönem (2 yapı katı)
V. Geç Tunç Çağı (6 yapı katı)

I. Tabaka: Osmanlı-Bizans Dönemi
Bu tabakaya ait gerçekleştirilen derinleşme çalışmaları sırasında herhangi bir mimari unsur saptanmamıştır.

II. Tabaka: Geç Roma-Bizans
Önceki yıllarda2 yapılan çalışmalar sonucunda batı ve kuzeye doğru yayılarak devam eden çeşitli büyüklükteki toplama ve sıkışürılmış mucur taşlardan oluşan II. tabakaya ait döşemenin devamı bu yıl da saptanmıştır. 2006 yılı çalışmalarında G'"/38 açmasının III-V/d-j plankarelerinde 4.28-4.05; Ğ'"738 açmasının ise III-V/a-e plankarelerinde, 3.96-3.77 kodlarında açığa çıkartılan döşeme bu açıdan geniş bir meydan görünümü vermektedir. Toplam 154 m2lik bir alana ulaşmış olan döşeme 0.15-0.28 m. arasında değişen bir kalınlığa sahiptir. Söz konusu döşemenin bazı bölümlerinde beyaz renkte ve oldukça sert yapıda adeta betonlaşmış oluşumlar izlenmektedir. Bu durum döşemenin gerek kullanım şekli, gerekse de sağlamlığı açısından dikkat çekicidir. Döşeme üzerinde on beş adet çeşitli büyüklükte pişmiş toprak ağırlık, iki adet cam bilezik parçası, bir cam kulp parçası, bir adet pişmiş toprak kapak ve ölçeğin yanı sıra bir adet pişmiş toprak ağırşak ile bir adet sapan taşı ile bol miktarda hayvan kemiği ele geçmiştir. Önceki yıllarda olduğu gibi ne yazık ki bu yıl sürdürülen çalışmalar sonucunda da yukarıda bahsedilen döşeme haricinde bu tabakayla ilişkilendirilebilecek herhangi bir mimari unsura rastlanılmamıştır.

III. Tabaka: Arkaik Dönem
2006 yılma ait olarak yapılan genişleme çalışmalarda bu tabakaya ait olabilecek seramik dışında herhangi bir mimari unsur saptanmamıştır.

IV. Tabaka: Geometrik Dönem
19913 yılı kazı çalışmaları sırasında G'"/39 açmasının I-X/f-j ve G'"/38 açmasının IX-X/f-h plankarelerinde yer alan mimari 2006 yılı çalışmaları kapsamında gerek hava koşullarının neden olduğu bozulma gerekse alt tabakalara ait mimarinin gelişiminin ortaya konması açısından kaldırılmıştır. Ancak bu kesimde yürütülen çalışmalarda herhangi bir mimari kalıntıya rastlanmamıştır. 2006 yılı çalışmaları kapsamında Geometrik döneme ait tabakanın iki yapı katı ile temsil edildiği açığa çıkartılan mimari unsurlar bazında ortaya konmuştur (Plan 2).

1. Yapı Katı
Söz konusu tabakada G'"/38 açmasının IV-VI/d-j plankareleri arasında Geç Roma-Bizans Dönemine ait döşemenin IV-VI/d-j plankareleri arasında kaldırılması sonucu 4.14 üst kodunda Geometrik tabakaya inilmiştir (Resim 2).

Yapılan çalışmalarda 19914 ve 2005$ yıllarında G"'/38 açmasının VI-X/f-g plankarelerinde saptanan ve kuzey-batı/güney-doğu istikametinde, yaklaşık dikdörtgen bir plan gösteren I. yapı katma ait olan mekânın bu yılki çalışmalar kapsamında kuzey uzantısı açığa çıkartılmıştır. Söz konusu mekânın kuzey ve doğu duvarları oldukça bozuk durumdadır. 4.20-4.06 kodları arasında belirlenen yaklaşık 2.76 m. uzunluğundaki 1-2 sırası korunmuş batı duvarı profile doğru devam etmektedir. Mekânı oluşturan diğer duvarlar sırasıyla 4.02 m, 2.76 m ve 2.31 m uzunluğa sahiptir. Söz konusu duvarlar Panaztepe duvar örgü sisteminin karakteristiği olan yanlara iri boyutlu taşların yerleştirilerek aralara daha küçük boyutlu taşların doldurulması ile inşa edilmiştir. Belirtilen duvarların V-IX/d-g plankarelerinde mekân yer yer bozulmalar izlenmesine karşın 5.00 m2lik iç çapı veren mekânın döşemesine ait bir takım taşlar tespit edilmiştir.

1. yapı katına ait olarak doğu istikamete doğru yapılan genişleme çalışmalarında ise üst tabakanın verdiği yoğun tahribat ve erozyon nedeniyle oluşan tahribatlar sonucu yatay olarak yerleştirilmiş yassı taşlardan oluşan döşeme G'"/38 açmasının VI-VII/j, G"V38 açmasının Vl/a plankarelerinde, 3.81-3.54 üst kodlarında bir bölümü korunmuş olarak açığa çıkartılmıştır. Geniş bir avluya veya mekâna ait olabilecek döşemenin yassı taşları altına yerleştirilmiş G'"/38 açmasının V-VI/h-i plankarelerinde 3.75 üst kodunda iri boyutlu bir erzak küpü açığa çıkartılmıştır (Resim 3). Döşemeye ait yassı taş aynı zamanda küpün kapak taşı olarak da işlev görmüştür. Bu yapı katı ve döşeme ile ilişkili olarak G"738 açmasının IV-V/j ve Ğ"'/38 açmasının IV-V/a plankarelerinde 3.69-3.53 üst kodlarında dağınık ve sertleşmiş durumda tuğla parçaları tespit edilmiştir.

Ayrıca 1991 yılı çalışmaları sırasında aynı yapı katma ait Ğ'"/38 açmasının VI-VH/b-c plankareleri arasında 3.76 üst kodunda bir su kanalı belirlenmiştir. Yanlarına yassı iki taşın dikey olarak yerleştirmesi ve bunların üzerine aynı karakterde bir diğer taşın yerleştirilmesi ile meydana getirilen kanal sisteminin bu kısımdaki erozyon nedeniyle bağlantısı ve uzantısı saptanamamıştır.

2.Yapı Katı
Protogeometrik döneme ait olarak bu yılki çalışmalar kapsamında tespit edilen 2. yapı katı, G"738 açmasının V-VIII/g-i ve Ğ'"/38 açmasının III-VI/a-h plankarelerinde 3.90-3.28 kodları arasında yer almakta olup kuzeye ve doğuya doğru gelişim göstermektedir (Resim 4).

19916 yılı çalışmaları sırasında G"738 açmasının VI-VIII/h-j plankarelerinde 3.95-3.84 üst kodlarında kuzey-güney istikametinde belirlenen duvarın bu yıl devamı yine aynı açmada Vl-VII/g-i plankarelerinde 3.90-3.84 kodları arasında bozuk vaziyette tespit edilmiştir. 1-2 sırası korunan ve V/h plankaresinde 3.84 üst kodunda batıya doğru bir dönüş yapan duvar 1.96 m uzunluk vermektedir. Ancak başka bir bağlantısı saptanamayan duvarın etrafında 3.90-3.75 üst kodları arasında döşemeye ait olabilecek bir takım sıkışürılmış taşlar gözlenmektedir.

2. yapı katma ilişkin olarak yapılan çalışmalar kapsamında G"'/38 açmasının III-IV/j ve Ğ"738 açmasının III-VI/a-h plankarelerinde 3.89-3.47 üst ve 3.30-3.23 taban kodları arasında gelişim gösteren yapının bir mekânına ait duvar parçaları kuzey ve güney istikamette tespit edilmiştir. Üç duvarı belirlenen mekân 1. yapı katının altına doğru uzanmaktadır. Yer yer bir ya da iki sıra halinde korunmuş olan duvarlar 6.17 m, 3.45 m ve 1.16 m. uzunluğa sahiptir. Bu duvarlara örgü sistemi açısından bakıldığında iri ve yassı karakterde taşların kullanılmış olması dikkat çekicidir. Bu tabakaya ait olarak tespit edilen mimari unsurlar dışında çöp çukuru niteliği taşıyan oluşumlar da saptanmıştır. Bunlardan biri H"738 açmasının III-X/g-j ve H"739 açmasının I/g-j plankareleri arasında açılan sondaj çalışmaları sırasında tespit edilmiştir. H"739 açmasının I/i-j plankaresinde 2.20-1.76 kodları arasında farklı bir toprak yapısı ile karşılaşılmıştır. 2.04-1.76 kodlarında in-situ durumda henüz hangi hayvana ait olduğu saptanamayan iri boy kemiklere rastlanılmıştır. Bunların dışında çok sayıda seramik ve deniz kabukları ele geçmiştir. Ele geçen seramik parçaları Erken Protogeometrik döneme tarihlendirilmektedir. Seramiklerin büyük çoğunluğunu depolama ve mutfak kabı örneklerinin yanı sıra pithos parçaları da oluşturmaktadır. Buradan ele geçen diğer buluntular arasında bir taş pandantif, öğütme ve ezgi taşları ile havan taşı, çakmak taşı örnekler sayılabilir.

Bir diğer çöp çukuru ise G'"/40 açmasının VIII-IX/f-i plankarelerinde 3.20-3.06 kodları arasında tespit edilmiştir. Bol miktarda seramik kemik ve deniz kabuğunun ele geçtiği kısımda az miktarda kerpiç ve yanmış sıva parçaları bulunmuştur. Ele geçen seramik örnekleri arasında günlük kullanıma yönelik depolama ya da sıvı sunma işlevli parçalara rastlanılmıştır.

Yine H'"/40 açmasının VIII-X/c-e ve H'"/41 açmasının I-II/b-e plankarelerinde 2.27-2.18 kodları arasında bir diğer çöp çukurunda, boyalı seramik parçaların yanı sıra pişmiş toprak ağırlık ile maden cüruf kalıntıları saptanmıştır. Ayrıca G'"/40 açmasının IX-X/b-c plankarelerinde 3.20-2.88 kodlarında yer alan çöp çukurunda ise ince nitelikli seramik örnekleri söz konusu tabakaya aittir. Açığa çıkarılan bu çöp çukurları V. tabakayı tahrip ederek açılmıştır.

Söz konusu çöp çukurlarından ele geçen seramik örnekleri Erken Protogeometrik Dönem ile çağdaş özellikler göstermektedir. Ele geçen seramikler arasında boya bezeme ile paneller arasında içice daireler motifinin işlendiği iki çanak örneği (FS 282) dikkat çekmektedir7. Ayrıca kuzey kesimde yer alan çukur içerisinden özellikle tek kulplu fincanlara ait kaideler, bezeksiz çift kulplu derin çanak parçaları, testiler ve depolama kaplarına ait parçalar görülmektedir.

V.Tabaka: Geç Tunç Dönemi
19909 yılı doğu yamacı kazı çalışmaları sırasında varlığı mimari kalıntılar ile tespit edilen söz konusu Geç Tunç Çağı tabakasına ait 2006 yılı çalışma programı kapsamında altı yapı katı saptanmıştır (Plan 3) (Resim 4-5). Önceki yıllarda belirlendiği üzere söz konusu  tabaka  bazı  kısımlarda  alüvyal  dolgunun  altında  kilitli  kalması  nedeniyle günümüze bozulmadan ulaşmıştır.
1. Yapı Katı
2. Yapı Katı
3. Yapı Katı
4. Yapı Katı
5. Yapı Katı
6. Yapı Katı

Sondaj Çalışmaları
Panaztepe'nin doğu yamacı kazılarının bir diğer aşaması elektrik direkleri baz alınarak yapılan çalışmalarda tespit edilen yerleşim tabakalarının gelişim ve dağılımının saptanmasına yönelik olarak kuzey batı kesimde başlatılan sondaj kazılarıdır.

Bu bağlamda Ğ'"/22 açmasının I-X/a-e plankarelerinde 6.50-4.08 ve H"'/23 açmasının V-X/h-j plankarelerinde 5.97-3.13 kodları arasında çalışılmıştır. 2.50x5.00 m ölçülerinde olan H'"/23 açmasının V-VII/h-j plankarelerinde 3.26-3.10 üst kodlarında dağınık durumda döküntü ve bağlantısız taşlar belirlenmiştir. Bu taşların dışında herhangi bir mimari unsura rastlanılmamıştır. 4.50x2.20 m ölçülerinde olan G'"/22 açmasının IV-VI/a-c plankarelerinde ve 4.58-4.41 üst kodlarında kuzey-batı/güney-doğu istikametinde yanlara yassı taşların yerleştirilerek üst kısma da daha küçük boyutlu taşların gelişigüzel konulması ile oluşturulan ve muhtemelen su kanalı olarak kullanılmış bir sistem açığa çıkarılmıştır. Söz konusu kanalın uzunluğu 2.45 m dir (Resim 6).

Kanalın çevresinde yapılan çalışmalar sırasında tatlı su minareleri ve bol miktarda deniz kabuğu ele geçmiştir. Toplanan seramik örnekleri de kesin veriler sunmamaktadır. Ele geçen seramik malzeme karışık karakterde olup Protogeometrik ve Geç Tunç Çağı örneklerini bir arada içermektedir.

Sonuç
2006 yılı kazı çalışmaları ile beraber yerleşimdeki Geç Tunç Çağı yapı katlarının, alanın doğusunda gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda daha da derine indiği anlaşılmıştır. Bu şekilde söz konusu alandaki yapı katlarının sayısı altıya ulaşmıştır. Geç Tunç Çağı ile tarihlendirilen bu yapı katlarından ele geçen seramik örnekleri, uzun zamandır kazılmakta olan Troya'da ele geçen seramik örnekleri ile karşılaştırılarak ve söz konusu örnekler temel alınarak tarihlendirilmiştir. Ancak İzmir bölgesinde yürütülen yeni kazılarla birlikte İzmir bölgesi için ayrı bir kronoloji oluşturma gereği duyulmaktadır. Bu konuyla ilgili çalışmalar devam etmektedir.

 
   
   
   
   

 Geri
Yazdır    
 
  Temel Eserler

  Duyurular
Prof. Dr. Ercümend KURAN'ın vefatı nedeni ile yayınlanan taziye mesajı.
Dr. Yücel DAĞLI'nın vefatı nedeni ile yayınlanan taziye mesajı.

Diğer duyurular
 
Ayrıntılı Arama
Adres: Kızılay Sokağı No: 1 06100 Sıhhiye - ANKARA Tel: +90 312 3102368, Faks: +90 312 3101698, E-Posta: bim@ttk.org.tr
Yasal Uyarı © 1995 - 2010 Türk Tarih Kurumu - Her hakkı saklıdır